OFC
HAYAL Mİ KIRIKLIĞI?

HAYAL Mİ KIRIKLIĞI?

Hayal kırıklığı yaşadığımız anlarda “sükût-u hayale uğradım” deriz ya! ‼️

Bu ifade yanlıştır. 

Sükût; sessizlik demek. 

Sükût-u hayal: Hayalin sessizliği, hayalin suskunluğu anlamına gelir ki, hayal kırıklığı bağlamında kullanılmaz.

Doğrusu; SUKUT-U HAYÂL! 

Sukut; Arapça ve düşme, inme, azalma, seviye kaybetme, aşağı düşme anlamına gelen bir kelime. Hatta sekte, sakatlık gibi gelimeler de aynı kökten gelir. 

Bu yüzden beklediğimiz, umduğumuz, hayal ettiğimiz şeyler gerçekleşmediğinde ya da daha düşük seviyede gerçekleştiğinde kullanmamız gereken ifade “sukut-u hayal” dir. 

***

Profesyonel hayatta beni sukut-u hayale uğratan pek çok insan oldu. Bazen yöneticilerim, bazen iş arkadaşlarım, bazen de danışmanlık verdiğim müşteriler hatta bazen eğitim verdiğim öğrenciler bana sukut-u hayal yaşattılar. 

Bu tatsız deneyimlerden sonra genelde varılan sonuç şu oluyor:

“Demek ki, bu kişi ondan beklediğim davranışı yapacak özellikte (kalitede, deneyimde, olgunlukta, bilgi düzeyinde vb.) değilmiş.” 

Bu yaklaşım kendini temize çıkaran ve biraz bencilce olan yaklaşım.

Böyle durumlarda bir de şu açıdan bakmakta fayda var:

“Acaba insanlardan beklentimi çok mu yüksek tutuyorum?” 

Bazı insanları kolayca yüceltiyoruz. Onların kısa sürede oluşturduğu olumlu izlenimleri fazlaca benimsiyor ve onları gereksiz yere yükseklere çıkartıyoruz. Sonra gerçekle yüzleştiğimizde hayallerimiz sekteye uğruyor, düşlerimiz sakatlanıyor. Yani “sukut-u hayal”e uğruyoruz.

Bu yüzden özellikle profesyonel hayatta, kişileri yeterince tanımadan, onlarla yaşadığımız olumlu deneyimlerimiz yeterince birikmeden insanlara çok da büyük önemler ve özellikler atfetmemek gerek. 📌📌📌

Sevgiyle…