Her zamanki enerjisiyle ofise gelmişti. Sanki yıllardır gayrimenkul satan kendisi değilmiş ve birazdan kariyerindeki ilk daire satışını gerçekleştirecekmiş gibi heyecanlıydı. Makyajını tazeledi, ayna karşısında kıyafetine çeki düzen verdi ve ofis asistanından, bekleme çadırında sırada bekleyen müşterileri kendisine yönlendirmesini istedi.

İlk defa ofise gelen orta yaşlı karı kocayı bütün sempatikliğiyle karşılayıp proje maketinin başına davet etti ve iki dakikalık ayaküstü bir sohbetten sonra prezantasyonuna başladı.

Bu esnada aynı satış ekibinden iki kız, bir yandan ‘çoktan uçuşa geçmiş’ arkadaşlarını uzaktan izlerken bir yandan da aralarında gülüşüyorlardı. Yüzlerinde muziplikle karışık bir panik ifadesi vardı. Çünkü şu anda müşterilerinden ve onlara konut satmaktan başka bir şeyle ilgilenmeyen arkadaşlarının, son derece şık gömleğinin altında giydiği koyu renk kumaş pantolonunun fermuarının açık kaldığını fark etmesi mümkün değildi. Müşteriler de henüz fark etmemişken, durumu bir şekilde kendisine anlatmaları gerekiyordu. Ama görüşme tüm hızıyla devam ederken, maketin başından masaya geçilmiş, ödeme şartları görüşülmeye başlanmıştı. Bu aşamada arkadaşlarını masadan kaldırmak görüşmenin bölünmesi anlamına gelecekti ve -satın alma kararı en zor verilen ürünlerden olan- konut satışından pazar kazanan hiç bir profesyonel böyle bir durumdan hoşlanmazdı. Ayrıca kızın kulağına fısıldayıp müşterileri kıllandırmanın da manası yoktu.

Sonunda kızlar karar verdi, küçük bir kağıda yazdıkları notu arkadaşlarına ulaştıracaklardı. Hemen organize oldular, aralarından daha ufak tefek olanı küçük bir kağıda büyük harflerle “FERMUARIN AÇIK” yazdı, usulca arkadaşının yanına yaklaştı, onunla göz teması kurmaya çalıştı ancak tahmin ettiği gibi varlığı fark edilmedi bile.

Son çare olarak karşısındaki müşterilere gülümseyerek “böldüğüm için özür dilerim” dedi ve sesinin tonunu mümkün olduğunca düşürmeye çalışarak arkadaşına “şu müşteri aradı, dönüşünü bekliyor” derken kağıdı uzattı.

Kız kağıda baktı ve yüksek sesle okudu:

“FERMUARIN AÇIK! ….. BENİM BÖYLE BİR MÜŞTERİM YOK!”

:)))